Öyle buluşmalar vardır ki;yalnızca bir salonda gerçekleşmez.
Maziden yükselir,bugünün yüreklerinde karşılık bulur ve geleceğe doğru yürür.
MHP İstanbul İl Kongresi de işte böyle bir buluşmadır.
Orada bulunmak, yalnızca bir kongreye katılmak değil; büyük bir ülkünün nabzını tutmak, aynı heyecanın etrafında kenetlenen binlerce insanla aynı havayı solumaktır.
Türk milletinin tarihinde kurultaylar, yalnızca kararların alındığı toplantılar olmamıştır. Kurultay; aklın, iradenin, törenin ve ortak kader şuurunun buluştuğu mukaddes bir meclistir. Otağın çevresinde toplanan beyler, alpler ve bilgeler; yalnızca günü değil, gelecek nesillerin yolunu da konuşmuşlardır.
Bugün kongre salonlarında yaşatılan ruhun derinliklerinde de bu tarihî hafıza vardır.
Akatlar Arena’ya atılan her adım, bir salona değil, adeta büyük bir otağa yönelmek gibidir. Kapıdan içeri girildiğinde insanı karşılayan yalnızca sloganlar, bayraklar ve kalabalıklar değildir. Orada geçmişin hatırası, bugünün iradesi ve yarının ümidi aynı anda hissedilir.
Üç hilalin gölgesinde buluşan insanların gözlerinde aynı inancı görmek; omuz omuza duran ülküdaşların sesinde aynı kararlılığı duymak, tarif edilmesi güç bir duygudur. Çünkü ülkü, yalnızca anlatılan bir düşünce değildir. Ülkü; hissedilen, yaşanan ve uğruna fedakârlık gösterilen bir istikamet şuurudur.
Türk destanlarında milletin önüne düşen kutlu bir işaret vardır. Kimi zaman boz bir kurdun izi, kimi zaman karanlığı delen bir ışık, kimi zaman da uzaklardan duyulan bir davul sesi… O işaret, millete yolunu ve kaderini hatırlatır.
Kongre meydanları da böyledir.
Salonu dolduran ses, sıradan bir kalabalığın uğultusu değildir. O sesin içinde Orhun’dan yükselen devlet aklı, Malazgirt’te açılan kutlu kapı, Söğüt’te filizlenen büyük irade ve Çanakkale’de vatanlaşan fedakârlık vardır. İstanbul’un fethinde surlara yürüyen inanç da Millî Mücadele’de Anadolu’yu ayağa kaldıran ruh da aynı tarih nehrinin içinden akıp gelir.
Bu nedenle büyük buluşmalara iştirak etmek önemlidir. Çünkü bazı duygular uzaktan seyredilerek anlaşılamaz. Bir ülkünün heyecanı ekrandan tam olarak hissedilemez; kalabalığın arasında bulunmak, o sese ses, o nefese nefes katmak gerekir.
Kongrede bulunmak; “Ben de buradayım, bu yürüyüşün içindeyim ve bu davanın sorumluluğunu taşıyorum” demektir.
İstanbul ise bu buluşmaya ayrı bir anlam kazandırmaktadır. İstanbul, Türk milletinin yalnızca bir şehri değil; tarih karşısındaki iradesinin abideleşmiş hâlidir. Minarelerinde fetih duası, surlarında akıncıların ayak sesi, meydanlarında devlet ve medeniyet hafızası vardır. Böyle bir şehirde ülkücü iradenin bir araya gelmesi, geçmişle gelecek arasında yeniden köprü kurmaktır.
29 Ağustos’ta BJK Akatlar Arena’da gerçekleşecek MHP İstanbul Olağan İl Kongresi, işte bu tarih şuurunun ve büyük buluşma heyecanının yaşanacağı bir gün olacaktır.
Oraya gitmek; yalnızca bir programı takip etmek değildir.
Oraya gitmek, tarihin sesine kulak vermektir.
Oraya gitmek, aynı ülküye gönül verenlerle omuz omuza durmaktır.
Oraya gitmek, İstanbul’un geleceğine dair ortaya konulacak iradeye şahitlik etmektir.
Oraya gitmek, büyük Türk milletinin asırlardır taşıdığı kurultay ruhunu bugünün İstanbul’unda yeniden hissetmektir.
Göktürk kitabelerinde Bilge Kağan’ın millete seslenişi, yalnızca geçmişe ait bir hitap değildir. O ses, çağları aşarak Türk milletine birlik içinde bulunmanın, töreye bağlı kalmanın ve geleceğe ortak iradeyle yürümenin önemini hatırlatmaktadır.
Bugün bize düşen de bu tarihî çağrıyı duymaktır.
Çünkü dava, yalnızca büyük sözler söylemek değil; çağrı yapıldığında orada bulunmak, saf tutulduğunda omuz vermek ve tarih yazılırken seyirci kalmamaktır.
Bazı günler takvim yaprağından ibaret değildir. Bazı günler, milletlerin ve hareketlerin hafızasına mühür gibi vurulur. İnsan yıllar sonra o günü hatırladığında, “Ben de o büyük buluşmadaydım; o heyecanı yaşadım, o atmosferi soludum” diyebilmelidir.
İstanbul’la buluşmak, İstanbullularla kucaklaşmak ve istikbalin yol haritasını birlikte çizmek için…
Gün bugündür.
Otağ kurulmuş, davet yapılmış, üç hilalin gölgesi İstanbul’un üzerine düşmüştür.
Şimdi vakit; o büyük buluşmaya katılma, kurultay ruhunu hissetme ve geleceğe birlikte yürüme vaktidir.
“İstanbul’la buluşmak, İstanbullularla kucaklaşmak ve İstanbul’da istikbalin yol haritasını birlikte çizmek…”
Bu çağrı, yalnızca bir kongre daveti değildir.
İstanbul’un her mahallesine, her sokağına ve her gönlüne ulaşma iradesinin ilanıdır. Çünkü İstanbul’la buluşmak; şehrin hafızasını, derdini ve ümidini anlamaktır. İstanbullularla kucaklaşmak; ayrılıkları geride bırakarak ortak bir gelecek ülküsünde birleşmektir. İstanbul’da istikbalin yol haritasını birlikte çizmek ise bu kutlu şehrin yarınlarına sorumlulukla, cesaretle ve millî bir şuurla sahip çıkmaktır.
MHP İstanbul Olağan İl Kongresi, kurultay geleneğimizden aldığı ruhu İstanbul’un geleceğine taşıyacak; teşkilat iradesini milletin beklentileriyle buluşturacak tarihî bir dönüm noktasıdır. Bu büyük buluşmada bulunmak, yalnızca bugüne şahitlik etmek değil; yarın kurulacak güçlü İstanbul’un iradesine ortak olmaktır.
Artık otağ kurulmuş, davet yapılmış ve kutlu yürüyüşün istikameti gösterilmiştir.
İstanbul’la buluşmak için…
İstanbullularla kucaklaşmak için…
İstanbul’da istikbalin yol haritasını hep birlikte çizmek için…
Gün bugündür!