"Tohumu ektiğin gün, meyveyi yediğin gün değildir. Sakin ol!"
2026 Yeni Dünya Düzeninde İlk Adım ve Benliğin Doğuşu
2025 yılındaki o büyük "9" döngüsünün (tamamlanma, arınma ve ruhsal hasat) ardından, insanlık 2026 ile Numerolojik 1 Yılına adım atıyor. Bu, 9 yıllık devasa bir döngünün kapanıp, bembeyaz bir sayfanın açıldığı, "Kök Çakra" enerjisinin yeryüzüne indiği bir yıldır. Yeni döngü, yeni dünya, yeni ben enerjisiyle (1) başlangıç, öncülük, liderlik, inisiyatif ve ‘’ben ve benim kararlarım ‘’temasıdır. Ancak bu (1), klasik bir başlangıç değil.
Bu (1); hava ve ateş elementinin birleştiği başlangıç.
2026 Eyleme geçmek isteyen ama aklına da fazlasıyla güvenen, zaman zaman akılla hızın çatıştığı bir enerji alanı yaratacak. Bu yılın en önemli vurgusu, kök çakranın yeniden yapılanmasıdır.
Yani, yeni bir düzen kurmak, yeni bir tohum ekmek, yeni bir hayata “evet” demektir. Bu enerji, güvende hissetmek için artık başkalarına değil, kendi iç zeminine yaslanmakla olacak.
Ancak burada kritik bir eşik var.! 2025 Bitecek ki 2026 Başlasın 2025 yılı, 9 enerjisiyle tamamlanma, arınma ve şifalanma yılıydı. Bitmesi gerekenler bitti mi?
Bırakılması gerekenler bırakıldı mı? Yaralarla yüzleşildi mi?
Eğer, eskiyi hâlâ sırtında taşıyan, bitmesi gerekeni bitirmeyen, aynı döngüyü başka isimlerle sürdürmeye çalışan biriysen 2026 senin için “yeni başlangıç” değil, yarım kalmışların sert bir yüzleşmesi olabilir.
Bu durum yalnızca bireysel değil; kolektif, siyasal, ekonomik ve toplumsal düzeyde de geçerlidir. Çünkü yeni döngüler, eskiyi temizlemeden kurulmaz.
2026, yeni çağ bilincinin daha görünür olduğu bir yıl olacaktır. Bu nedenle, insanlar daha bireysel, daha özgürlük odaklı, daha sezgisel ama daha sabırsız olabilir. Hava elementi etkisiyle, düşünmeden hareket, aklına estiği gibi kararlar, “Ben böyle hissediyorum” diyerek sorumluluktan kaçış görülebilir.
İşte burada 1 enerjisinin gölgesi devreye girer.
Benlik mi, bilinç mi?
Benliğini kaybeden, hırsa ve öfkeye tutunanlar için 2026, sarsıcı, ayıklayıcı, sert olabilir. 1 enerjisi kollektife bu yıl, güç, öfke, bencilik, cesaret, kontrol, özgürlük, dağınıklık arasındaki dengeyi kurmayı zorunlu kılacaktır. Tohumun toprakla buluştuğu 2026’da tohum Ocak’ta atılır, ama Şubat’ta toprağa karıştırıp tomurcuğunu gösterecek. Bu yüzden, Ocak ayında alınan kararlar Şubat itibariyle sonuç vermeye başlar. İlişkilerdeyse, Ocak’ta başlayan etkileşimler Şubat’ta yönünü belli eder. Bireysel ilişkilerde "benim alanım, benim kararlarım" sorgulamaları başlar. İlişkilerin, ana konu ‘’ben’’ i korurken ‘’biz’’ olabilmek.
Bağımlı ilişkilerde sorunlar varsa, sürdürmek zorlanabilir. Hırs ve öfke ile köprüler yıkılabilir. Ekonomi, siyaset ve kolektif gündem de Şubat itibariyle daha görünür, daha hareketli ve daha sert bir ivme kazanacak.
Artık eski sistemler (ekonomi, siyaset, geleneksel ilişkiler) çalışmıyor. Yeni bir tohum ekiliyor ve bu tohum tamamen "özgünlük" üzerine kurulu. Siyaset ve ekonomide, hiç beklenmedik kopuşlar ve yeni liderlerin doğuşu gözlemlenebilir. Biz bilinci geri dönüyor.1 enerjisi her ne kadar eril ve eylem odaklı olsa da 10/1 (0)' in ruhsallığıyla birleşerek sezgisel bir liderlik anlayışını getirecek. Yani 2026 her ne kadar “Ben” yılı gibi görünse de aslında bizi “Biz” bilincine çağırır. Âmâ bu kendini feda ederek değil, kendini kaybederek değil, kendi merkezinde kalarak. Ruhani anlamda, sezgiler artacak, iç ses daha net konuşacak ve bu sezgiler eyleme dökülmek isteyecek. Artık sadece bilmek yetmeyecek. Yaşamak gerekecek. İlahi nizam sessizdir ama kesindir. 2026, bir "Ektiğini Biçme" yılından ziyade, "Ne Ekersen O Olacağın" bir yıldır.
Geçmiş yıllarda doğaya, hayvana ve insana merhamet göstermeyen kolektif yapıların, bu yeni döngüde sert sınavlarla karşılaşması kaçınılmazdır.
Bu nedenle 2026, “Ektiğini biçersin” ilkesini daha hızlı ve daha net çalıştıracaktır. Bizlerde payımıza düşeni alacağız. Yeni başlangıçlar sancılı, yeni düzenler yıkıcı olabilir. Ama arınmış, dengeye gelmiş, alan açmış olanlar için 2026, yeni yolların, yeni ilişkilerin, yeni eylemlerin yılıdır. 2026 için ne yapılmalı? İ işleri tamamlamak, kararlı olmak, köklenmek, temellenmek, sezgiyi eylemle dengelemek, benlik değil bilinçten hareket etmek, “haklı olmak” yerine “uyumlu olmak”, lider yanınızı adil kullanmak, önemli olacak.
Ruhsal Kök çakra çalışmaları yapmak, doğa ile bağ kurmak, yeniye güvenmek, harekete geçmek. Dikkat edilmesi gerekenlerse, geçmişin pişmanlıklarına takılı kalmak, değişimden korkmak, acele kararlar, öfkeyle hareket, eskiyi yeni diye sunmak, kontrol takıntısı, sorumluluktan kaçmak, tembellik yapmak, başkalarını suçlamak, bağımlılıklara devam etmek, enerjiyi yanlış ilişkiler kurarak akıtmak. Yeni bir düzen kurmak ister ruh. Yeni bir tohum ekmek..
.Ama bu kez başkasının toprağına değil, kendi iç toprağına. Bu yıl hareketli olacak. Düşünceler hızlı, kararlar ani olabilir. Zihin önde koşmak isterken, ruh ise “bir dur” diyecek. Hava ve ateş birleştiğinde, acele etmek kolaydır. Âmâ acele edilen yerde kök tutmak zordur. Arınanlar için kapılar açılırken, direnen içinse yollar daralır. Bu yıl, yavaş ama kararlı adımlar atın. Köklenmiş cesaretle, öfkeyle değil, bilinçten gelen güçle. Haklı olmaktan çok, uyumda kalmaya çalışın. Ve en önemlisi, kendinize dürüst olmakla başlayın.
2026, yeni bir dünya vaat etmez. Ama hazır olanlara yeni bir yol açar. Bu yıl, eylemin bilinçle, gücün merhametle, hızın dengeyle buluşmasını ister. 2024–2025’te başlayan büyük değişimler,
2026’da “artık buradayız” der. Bu yüzden, yıla ilk giriş (özellikle yılın başı) umut, hız ve cesaret verecektir. Yıl ilerledikçe sistem bedel sormaya başlar. Bu bedel ceza değildir, gerçeklik testidir. 2026, hızlı olanı değil, gösterişli olanı değil, gürültülü olanı değil, dayanıklı olanı seçer. Ve en önemlisi 2026 şunu sorar; “Kendi hayatının sorumluluğunu almaya hazır mısın?”
Elmas BCIOĞLU KAMA /NUMEROLOG