GÜNCEL

Türkiye’nin nükleer çağı onlara emanet: Akkuyu’nun ‘ilk jenerasyon’ Türk mühendisleri görev başında!

Rusya’da eğitimlerini tamamladıktan sonra Akkuyu Nükleer Güç Santrali’nde göreve başlayan Türk mühendisler, birinci ünitenin devreye alma sürecinde kritik görevler üstleniyor. Santralin ilk jenerasyon yerli mühendisleri, Türkiye’nin nükleer enerji hedeflerine katkı sunmanın gururunu yaşıyor.

Rusya’daki eğitimlerini tamamladıktan sonra Mersin’de inşası süren Akkuyu Nükleer Güç Santrali’nde (NGS) görev alan Türk mühendisler, birinci ünitenin devreye alınmasına yönelik son hazırlıkların sürdüğü sahada çalışmanın heyecanını yaşıyor.

Gülnar ilçesinde yapımı devam eden santralde, her biri 1200 megavat kapasiteli dört reaktörde çalışmalar eş zamanlı olarak yürütülüyor.

İlk reaktörün devreye alınmasının ardından diğer ünitelerin de birer yıl arayla işletmeye geçmesi hedefleniyor.

Birinci ünitede reaktör basınç kabına temsili nükleer yakıt demetlerinin yerleştirilmesiyle birlikte devreye alma sürecinde son aşamaya gelindi.

Tam kapasiteyle faaliyete geçtiğinde Türkiye’nin elektrik ihtiyacının yaklaşık yüzde 10’unu karşılaması beklenen Akkuyu NGS’de, “Akkuyu Nükleer Güç Santrali İşletme Personeli Yetiştirme Programı” kapsamında Rusya’daki üniversitelerde eğitimlerini tamamlayan 300’ün üzerinde Türk mühendis görev yapıyor.

Santralin çeşitli birimlerinde çalışan mühendisler, Türkiye’yi nükleer enerji alanında yeni bir seviyeye taşıyacak projeye katkı sunmanın gururunu yaşarken, program kapsamında eğitimleri süren 131 gencin de hazırlıkları devam ediyor.

"bu sorumluluğun bilincinde olduğumuzu herkese göstermemiz gerekiyor"

Yakıt Sızdırmazlığı Kontrol Sistemi Başuzmanı Ege Mert, AA muhabirine, Rusya'da 6,5 yıl eğitim aldığı süreçte iyi bir mühendislik kimliği kazandıklarını söyledi.
Nükleer santrallerde yaptıkları stajlarda deneyim elde ettiklerini belirten 30 yaşındaki Mert, "Eğitim ve deneyimlerimizi Türkiye'nin ilk nükleer güç santralinin kurulumu ve işletmesinde kullanacak olmak benim için çok büyük gurur." dedi.

Mert, sanayileşme ve teknolojideki gelişmelerin, küresel ölçekte enerji talebini ciddi ölçüde artırdığına dikkati çekerek, bu ihtiyacın nükleer enerjiden sağlandığını ifade etti.

Nükleer santrallerin, kesintisiz ve iklim koşullarına bağlı olmadan çok büyük enerji üretilmesini sağladığını dile getiren Mert, şöyle konuştu:

“Enerji üretiminde sürekliliği en iyi sağlayacak kaynak, nükleer enerji. Doğal kaynaklar konusunda dışa bağımlılığımızı gerçekten azaltacağını düşünüyorum. Türkiye'nin sürekli enerji üretimindeki güvenliği sağlamak için nükleer enerji kesinlikle birinci sırada olmalı. Enerji üretimi konusunda ülkemiz çok daha başarılı yerlere gelecektir. Santrallerde ürettiğimiz enerjiyle işimizi en iyi şekilde yaparak, bu sorumluluğun bilincinde olduğumuzu herkese göstermemiz gerekiyor.”

“İlk nükleer güç santralinde çalışmak bizim için çok önemli”

İkincil Çevrim Kimyasal Analiz Uzmanı Pakize Ayşe Ciğal da projede görev yapmanın gururunu yaşadığını söyledi.

Sahada 4 yıldır çalıştığını dile getiren 31 yaşındaki Ciğal, "Kimya bölümünde suyun fiziksel ve kimyasal parametrelerinin uluslararası standartlarca belirlenen aralıklarda olduğundan emin oluruz. Santralde çevrimde, dolaşımda bulunan suyun kalitesi, santralin verimli ve güvenli çalışması açısından hayati önem taşıyor." dedi.
Ciğal, şunları kaydetti:

"Ülkemizin ilk nükleer güç santrali projesinde çalışan Türk mühendisler olmak bizim için çok önemli. Aynı zamanda bu, beraberinde büyük sorumluluk getiriyor. Bizler bu projede sadece çalışmıyor, ülkemizde inşa edilen yeni bir sektörde görev alıyoruz. Biz ülkemizdeki ilk nükleer güç santralinde çalışacak olan ilk jenerasyon Türk mühendisleriz."