Terörsüz Türkiye Sürecinde Gerçekler ve Propagandalar

Terörsüz Türkiye sürecinde Mecliste komisyon kuruldu ve yapılan çalışmalar sonucunda çerçeve yasa ortaya çıktı. Çerçeve yasanın imzaya çıkmasından sonra akbaba gibi pusuya yatanlar, fırsattan istifade edip konuşmaya başladılar. "Çerçeve yasanın içinde ne var bilinmiyor, milletten saklanıyor, vekiller bilmedikleri şeye imza atıyor, referanduma gitsin." gibi sözlerle halkımız manipüle ediliyor.

Mecliste komisyon kurulurken bütün partilere temsilci vermeleri için teklif sunulmadı mı? "Gelin, beraber konuşalım; konuşulan konular hakkında görüşlerinizi belirtin, itirazınız varsa komisyonda yapın." denmedi mi? O gün o teklifi kabul etmeyenler, komisyona üye vermeyenler bugün çıkmış, "İçeriği bilmiyoruz." diyorlar. Mecliste niye var bunlar? Millet, Meclise niye yolladı bunları? Türkiye'yi ilgilendiren bir konunun konuşulacağı komisyona üye vermemenin affı olur mu?

Komisyona üye verirsin, itirazını orada belirtirsin. Orada konuşulanları çıkıp halka anlatırsın. Hem üye verme hem de itiraz et... Hadi oradan...

Çerçeve yasanın içeriği de saptırılıyor. Sanki içeriğinde millî ve üniter yapıya, ilk dört maddeye ve 66. maddeye aykırı şeyler varmış gibi propaganda yapılıyor. Çerçeve yasanın bu maddelerle ne ilgisi var? Bu maddeler egemenlik konularıdır. Türk milletinin egemenlik hakları tartışma konusu değildir, olamaz. Çerçeve yasada bazı PKK'lı teröristlerin affına yönelik düzenlemeler var. Bunların olması için de PKK terör örgütünün tamamen silah bırakması gerekiyor. Türk Silahlı Kuvvetleri, MİT ve Emniyet Teşkilatı süreci izleyecek; onlar "Tamam, bu iş bitmiştir." dediğinde yasa devreye girecek. Zor bir metin değil. İnsanlar okuduğunu niye anlamıyor? Artık art niyet arıyorum.

İçimize sinmeyen şeyler var. Çerçeve yasada belirtildiği üzere bazı teröristlerin affedileceğinin söylenmesi elbette rahatsızlık veriyor. Ben etten kemikten bir insanım; duygularım var, hislerim var. Her şeyden önce Türk milliyetçisiyim, beni ben yapan düşüncelerim var. Fakat devletin duygusu yoktur; devlet, Hasan gibi davranamaz. Devlet gerçekçi olmak zorunda, karar alırken duygusal davranamaz. Türk devletinin egemenlik haklarına el uzatılmadığı müddetçe devlet, toplumu ve siyaseti düzenleyecek kararlar alır. Terör hayatımızdan tamamen çıkacaksa bazı teröristlerin affedilmesi de devlet için büyük bir şey olmayabilir.

Türkiye kendi içinde sorunlarını çözmek zorunda. Bugün çözülmeyen sorunlar yarın daha da büyüyecek. Birbirinden nefret eden bir toplum olur mu? Daha ne kadar devam etsin terör, kan ve gözyaşı? Daha ne kadar süre ocaklara ateş düşsün? Kendi ülkemizin illerinde neden özgürce ve gönlümüzce seyahat etmeyelim? Bunun bir mantığı var mı?