Fırtına Öncesi Denge ve Aynalama Mevsimi
Yıl başlıyor. Ama bu kez mesele hız değil, Hızlanma!
2026 yılı güçlü bir başlangıç enerjisiyle açılıyor. Yılın ana titreşimi olan “1”, bireysel iradeyi, cesareti ve yeni bir yön belirleme ihtiyacını öne çıkarırken, Ocak ayı bu hıza hemen kapılmamamız için bizi daha yumuşak ama öğretici bir alana davet ediyor. Yılın bir enerjisiyle ayın bir enerjisi birleştiğinde ortaya çıkan iki titreşimi, bu davetin nedenini açıkça anlatıyor ki; Yeni olan ancak dengeyle kalıcı olabilir.
Ocak ayı, ileri atılmadan önce durup hizalanmamız gereken bir eşik gibidir. Tek başına kararlar almak mümkündür ama yolu sürdürülebilir kılan şey, kurulan bağların niteliğidir. Bu ay bireysel irade, ilişkiler ve ortak alanlar üzerinden sınavımız. “Ben” demeyi bilenlerin, “biz” içinde eriyip erimediği; “biz” derken kendini kaybedenlerin ise nerede durması gerektiği görünür hâle gelebilir.
Ocak ayının asıl öğretisi, birlik kavramının ne olmadığı üzerinden anlaşılır. Birlik, kendini feda etmek değildir. Sürekli veren, sınır koyamayan, “idare eden” taraf olmak bu ay ruhsal olarak yorucu sonuçlar doğurabilir. Çünkü bu dönem, alma ve verme dengesini bozan her davranışı görünür kılar. Özellikle kadınlar, anneler ve çocuklarla ilgili konular; bakım, koruma ve sorumluluk alanları daha hassas bir hâl alır. Şefkat ile tükenmişlik arasındaki çizgi netleşir. Kişi kendini korumayı öğrenmeden başkasına alan açamayacağını fark eder.
İlişkilerde uyum kadar manipülasyon ihtimali de artar. Duygusal beklentilerin açıkça ifade edilmediği, niyetlerin örtülü kaldığı her bağ testten geçer. Bu ay “anlaştığımızı sanıyorduk” cümlesi sık duyulabilir. Çünkü iki enerjisinin gölgesinde ikilik vardır; netlikten kaçan her durum zamanla çözülür. Dürüstlük bu ay yalnızca ahlaki bir tutum değil, aynı zamanda koruyucu bir etkidir.
Beden ve doğa da bu sürece eşlik eder. Su teması öne çıkar. Duygusal dalgalanmalar, bağışıklık hassasiyetleri, alt bedenle ilgili konular daha çok hissedilebilir. Hızlı, düşünülmeden kurulan temaslar bedende karşılık bulabilir. Doğada ise ani hava değişimleri, yağışlar ve suyla ilgili gündemler denge ihtiyacını hatırlatır. Bu bir tehdit dili değil; ritmi hatırlatan bir uyarıdır.
Ocak 2026, yılın geri kalanı için temel atma ayıdır. Bu temelin sağlamlığı ne kadar hızlı başlandığıyla değil ne kadar temiz ve dengeli kurulduğuyla ilgilidir. Yeni bir niyet varsa, önce içsel bir düzen gerekir. Tamamlanmamış meseleleri tamamlamak, eski yükleri bırakmak, ruhsal olarak sadeleşmek bu ayın en verimli kullanım biçimidir. Çünkü bu dönem, aceleyi değil, farkındalığı destekler.
Ay kapanırken şunu anlayacağız ki; Başlangıç cesaret ister ama devamlılık denge ister. Birlik, kendini yok saymak değil; kendini kaybetmeden yan yana durabilmektir. Ocak 2026, bu bilinci yerleştiren bir hazırlık alanıdır. Burada kurulan denge, yılın ilerleyen aylarında atılacak adımların kaderini belirler.
Tohum toprağa düşmüştür. Henüz görünmez ama canlıdır. Onu büyütecek olan şey hız değil, şefkattir.
‘’Denge kurulmadan atılan her adım insanı başladığı yere götürür’’
Elmas BACIOĞLU KAMA